Moda tarihinde tasarımları kadar yarattığı etkileyici dünyayla da hatırlanan bir isim var: Thierry Mugler. Bedeni, sahneyi ve hayal gücünü âdeta ayrılmaz gören bu nadir figür; podyumu bir gösteriye, kıyafetleri de bir karaktere çevirdi. Böylece döneminin estetik algısını da dönüştüren Mugler; Beyoncé, Lady Gaga ve Kim Kardashian gibi dünya yıldızları için sıra dışı ve gösterişli kıyafetler tasarladı. Gel, Mugler’in sahne ışıklarından beslenen keyifli yaratıcılık yolculuğuna yakından bakalım.
Sahne Işıklarının İçinden Doğan Bir Efsane
Manfred Thierry Mugler, 1948 yılında Fransa’nın masalsı şehri Strazburg’da dünyaya gelir. Henüz çocukken dans ve bale hayatına başlar. Bir süre sonra asıl dikkati sahne ışıklarının altında parlayan kostümlere kayar. Çünkü güzel bir kıyafetin sahnedeki etkisini ve bedeni nasıl dönüştürdüğünü fark etmiştir. Gün geçtikçe artan merakı onu Strazburg Dekoratif Sanatlar Okulu’na taşır. Burada aldığı tasarım eğitimi Mugler’in hayal gücü besleyen ve çizgisini netleştirmeye başlayan önemli bir dönüm noktasıdır.

Ardından Londra’daki butikler için tasarımlar yapmaya başlar ve adı da yavaş yavaş kulaktan kulağa dolaşır. 24 yaşına gelip Paris’e taşındığında kariyer yolculuğu da hız kazanır. Bir süre Paris, Milano, Londra ve Barselona’daki farklı moda evleri için çalışır. 1940’lardan esinlenmiş geniş omuzlu tasarımları, geniş etekli uzun paltoları çok dikkat çekicidir. Elbette böyle bir yeteneğin kendi koleksiyonunu hazırlaması da çok zaman almaz.
1973 yılına gelindiğinde rafine ve işlevsel giysilerle şekillenen moda markası “Café de Paris” için ilk koleksiyonunu piyasaya sürer (1).
Modanın Sınırlarını Aşan Mugler Evreni
Mugler 1978 yılında Paris’te ilk butiğini açarak kendi evreninin kapılarını aralar. Avangart, feminen ve gösterişli yaklaşımıyla haute couture’de hızla öne çıkar. Tasarımlarını nasıl sunacağına da kendisi karar verir ve haute couture koleksiyonlarını yaratırken gösterdiği titizlikle reklam kampanyalarının fotoğraflarını da kendisi çeker.

Dünya çapında tanınan bir efsaneye dönüştüğü 1980’lerde Mugler’in tasarımlarını taşıyan modeller birer mitolojik kahraman gibidir. Abartılı derecede gösterişli defileler, “mağara kadını,” “vampir” gibi temalarla hazırlanır. Kate Moss, Cindy Crawford, Naomi Campbell, George Michael gibi birçok süper model ve ünlü isim Mugler estetiğini üzerinde taşır.
Modanın müzikal ve tiyatral şekilde gösterilmesi gerektiğine inanan Mugler, moda tasarımcısı tanımını da çok sevmez. Işık, müzik, koreografi ve kostümlerle her koleksiyonunda bir dünya yaratmaya devam eder. Sanatını 1988’de çıkardığı “Thierry Mugler, Photographer” adlı ilk fotoğraf kitabıyla moda sınırlarının dışına taşımayı sürdürür.
1992’deyse günümüzde parfüm dünyasında ikonik bir klasik olarak kabul edilen Angel’ı sunar. Mugler estetiğinin yankıları birçok alanda etkisini sürdürmeye devam eder(2).
İlgini çekebilir: Ezber Bozan Moda Mimarları: Alexander Mcqueen
Podyumdan Sinemaya ve Pop Kültürüne
Mugler; Grace Jones, Viktor Lazlo, David Bowie ve Diana Ross gibi isimler için etkileyici tasarımlar yapmaya devam eder. Demi Moore’un 1993 yapımı Indecent Proposal filminde giydiği tasarımsa dönemin en ünlü elbisesi olarak akıllarda kalır.
90’lar moda gösterileriyle geçip giderken 2000’lere gelindiğinde Mugler modadan bir süre için uzaklaşır. Tiyatro ve film yapımına odaklanır. Elbette bu geri çekiliş bir kopuş değildi, Mugler’in yaratıcılığını genişleten yeni bir aşamaydı. İlerleyen yıllarda böylesine yetenekli bir tasarımcının imzasını taşıyan daha birçok kostüm tasarlanacaktı.
Bunların arasında Beyoncé’nin 2009’daki “I am…” turnesi için hazırlanan 71 iddialı kostüm de vardı. Mugler ayrıca turnedeki gösterilerde koreografi, ışıklandırma ve prodüksiyon konularında da Beyoncé ile iş birliği yaptı.

Mugler’in neredeyse sınırları olmayan üretim alanlarında öne çıkan pek çok güçlü eser var. Bunlardan biri de yıllar sonra bambaşka bir bağlamda yeniden gündeme gelen Kim Kardashian iş birliği. 2019’daki meşhur ıslak elbiseyi belki hatırlıyorsundur. İşte, Kim Kardashian’ın Met Gala’da giydiği o kristal işlemeli lateks ıslak elbise, ünlü tasarımcının geri dönüşlerinden biriydi. 2003’ten beri kendi koleksiyonunu tasarlamayan Thierry Mugler, hazırlığı sekiz ay süren bu tasarımla moda dünyasına geri döndü. Kardashian’ın “Beni okyanustan çıkan, ıslak, sırılsıklam bir Kaliforniya kızı olarak hayal etti.” diye tanımladığı bu tek parça, Mugler estetiğini bir kuşakla daha buluşturmuş oldu.
2022’de hayatını kaybeden Mugler’in mirası podyumdan sahneye, sinemadan popüler kültüre uzanan bu çok katmanlı hâliyle bugün hâlâ hafızalarda canlı bir yer tutuyor.
İlgini çekebilir: Ezber Bozan Moda Mimarları: Rick Owens



